Titreyengöl’ün kıyısında, gece yarısından sonra sessizlik iyice çökünce ışıklar hâlâ yanıyor. Arka koltukta bıraktığım taksinin kapısı kapanırken, sıcak Akdeniz rüzgârı tenimi sımsıkı sarıyor; tenim hâlâ yolculuk sıcağını taşıyor. Manavgat’ta, Side Antik Kenti’nin loş sokaklarından Çolaklı’ya kadar uzanan bu daracık yolları ben kadar iyi bilen pek az kişi vardır.
Ukraynalı tenimin altında incecik bir ateş dolaşıyor, her adımda kendimi daha da yakından hissetmemi sağlıyor. İsteyen için kapıyı sonuna kadar aralıyorum; isteyen içinse o kapıyı tekrar kapatıyorum. Çünkü aceleyle, aceleye getirilmiş temaslarla zamanı harcamak istemiyorum.
Sence bu gece, sıcaklığı birlikte mi taşımalıyız yoksa ayrı ayrı mı?
- Yaş: 24
- Semt: Manavgat
- Boy: 170
- Kilo: 52
- Müsaitlik: Gece 7/24
- Görüşme: Otel, rezidans